PEDODONTİ

Çocuk diş hekimliği diğer adıyla pedodonti 0-15 yaş grubu olan çocukların ağız ve diş sağlığı ile ilgilenir. Çocukların dişsiz dönem, süt dişlerinin sürdüğü dönem, ağızda süt dişlerinin tamamlandığı dönem, dişlerin sürekli sürmeye başladığı karışık dişlenme süreci ile sürekli dişlerin tamamlanmış olduğu süreci kapsar.

Süt dişleri 6. aydan itibaren sürmeye başlar. Çocuk 2,5 yaşına geldiğinde sürme tamamlanmış olur. Ancak genetik faktörler sebebiyle daha geç veya erken sürmeleri de söz konusu olabilir.

DİŞ ÇIKARMA BELİRTİLERİ NELERDİR?
* Dişetlerinde kızarıklık, kaşıntı, şişme
* Tükrük akışında artış
* Sert cisimleri ısırma isteği
* İştahsızlık, huzursuzluk
   olarak görülebilir.

BEBEK DİŞ ÇIKARIRKEN NELER YAPILMALIDIR?

Burada anne ve babanın yapması gereken bebeğe ilgi, şefkat göstererek;
* Bebeğin dişetlerini soğuk bir bezle temizlemek
* Bebeğe soğuk diş kaşıyıcıları vermek
* Bebeğe diş hekimi kontrolünde ağrı kesici pomadlar kullandırmaktır.

Diş kaşıyıcı kullanımı: Plastik ve boya içermeyen diş kaşıyıcılarını, buzdolabında bir süre beklettikten sonra bebeğinize vererek dişetlerini kaşımasını sağlayabilirsiniz. Süt dişlerinin yerine yenisi gelecek düşüncesiyle bakımının ihmal edilmesi büyük bir hatadır.

Kaşıyıcının buzlukta bekletilmemesine dikkat edilmeli. Aksi takdirde bebeğinizin dil, yanak, dudağına yapışabilir.

Soğuk gıdaların verilmesi: İştahsızlık görülen bebeğinize soğuk meyve püreleri ve su vererek hem ağrısını hafifletmiş olacaksınız hem de besin ve su kaybının önüne geçebileceksiniz.

Ağrıyı azaltacak ilaçların kullanımı: Parasetamol veya ibuprofen içeren şuruplar ağrının azaltılmasında faydalı olabilirler.

SÜT DİŞLERININ SAĞLIĞI NEDEN ÖNEMLİDİR?

 -Çocuğun düzgün beslenmesi
 -Konuşmanın düzgün gelişmesi
 -Çocuğun psikolojisi, kendisine güven ve saygısı
 -Yerine gelecek daimi diş için yer tutucu görevi görmesi nedenlerinden dolayı temizlenmesi çok önemlidir.

ÇOCUKLARIN DİŞLERİ NE ZAMAN FIRÇALANMAYA BAŞLANMALIDIR?

Bebeğin ağzında ilk süt dişleri çıkmaya başladığında; anne temiz bir tülbent veya gazlı bez yardımıyla beslenme sonrası dişleri temizlemelidir. Yine bu dönemde bebek dişlerinin temizlenmesi için annenin parmağına geçirebileceği bebek diş fırçaları da piyasada bulunmaktadır. 1-2 yaşlarına geldiğinde küçük bir fırça yardımıyla ebeveyn kontrolünde çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırılmalıdır.Fırçanın kıllarının sert olmamasına ve fırçalama işleminin çok sert olmamasına dikkat edilmelidir.

BİBERON ÇÜRÜĞÜ NEDİR? NASIL ÖNLENİR?

 Bebeğin dişlerinde ‘biberon çürüğü’ dediğimiz kahverengi lekelenmeler görülebilir. Gece biberonla uyuyan bebeklerde sık karşılaşılır. Biberon çürüğünden korunmak için;
-Bebeğin biberonla uyuma alışkanlığı önlenmeli
-Bebek beslendikten sonra su içirilmeli
-Biberondaki süte şeker, bal, pekmez ilave edilmemelidir.

ÇOCUKLARDA PARMAK EMME ZARARLI MIDIR? NE ZAMAN SON VERİLMELİDİR?

Parmak emme doğuştan kazanılmış bir reflekstir.
Parmak emme, yalancı emzik kullanma alışkanlıkları 2-2,5 yaşına kadar sürebilir. Ancak bu yaştan sonra süren parmak emme alışkanlığı ortodontik problemlere sebep olur. Parmak emme alışkanlığı en geç 4,5 yaşında bıraktırılmalıdır.

FISSÜR ÖRTÜCÜ NEDİR? NE İŞE YARAR?
Süt diş dizisi tamamlandığında ağızda 8 kesici, 4 köpek ve 8 azı dişinden oluşan 20 süt dişi vardır. 6 yaşında süt dişlerinin arkasında daimi dişler çıkmaya başlar. ‘6 yaş dişi’ dediğimiz bu dişler üstlerinde düşecek süt dişi olmadığı ve geride kaldıklarından dolayı çocuk ve ebeveyn tarafından fark edilmezler ve yeterince temizlenemediklerinden dolayı çürümeye yatkındırlar.

Bu dişlerin üzerinde bulunan girinti ve çıkıntılar diş hekimi tarafından ‘fissür sealent’ uygulanarak örtülür ve çürük yapıcı etkenlerin dişin üzerine yapışması engellenir. Ayrıca topikal flor uygulamasıyla dişler çürüğe karşı dirençli hale getirilir.

ÇÜRÜKLER OLUŞUMUNA KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLER NELERDİR?

Çocuk yaşlarda kazanılan diş fırçalama alışkanlığı ve diş hekimlerinin uyguladığı koruyucu tedavilerle sağlıklı ve güzel dişlere sahip olmak elimizde.Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle çürümeye daha yatkınlardır, daha kolay ve hızlı çürürler.

Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamazlar. Olayı ancak dayanılamayacak kadar ağrı olmasında fark ederler ki bu durumda çok geç kalınmış olabilir.

Çocuklar ağız bakımına yetişkinler kadar dikkat edemezler. Çocuğun el becerisi, merakı ve ebeveynin tutumu diş fırçalama alışkanlığını belirler.

Özellikle annelerin sıklıkla yaptığı bir hata da emzik ya da biberonu şeker, reçel vb. gibi gıdalara batırarak çocuklara vermeleri veya uyku aralarında şekerli süt, meyve suyu gibi gıdalara alıştırmalarıdır. Böylece beslenme düzensizliğinden dolayı dişler çürümeye yatkın hale gelir.

Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı yada ilaç henüz geliştirilemedi. Ancak, çürük sayısını azaltmaya yönelik bazı malzemeler günümüzde kullanılmaktadır, bunlardan birisi; ” fissür örtücü ” dediğimiz malzemedir.

Diş çürükleri genellikle azı ve küçükazı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan “fissür” adı verilen oluklarda başlar. Bahsettiğimiz malzemeyle olukların üzeri kapatılıp, o bölgeye mikrop, yemek artığı vs. nin sızması engellenerek çürük başlaması önlenir. Bu işlem, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçükazı dişlerine de uygulanabilir.

Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere yüzeysel florür uygulanması suretiyle bu direnç kazandırılır.

SÜT DİŞLERİNİN SAĞLIĞININ DAİMİ DİŞLERE OLAN ETKİSİ NEDİR?
Süt dişleri toplam 20 tanedir. Süt dişlerinin aralarının açık olması normaldir. Bunun nedeni yerlerine gelecek daimi dişlere yer sağlamaktır. Süt dişlerinde de çürük oluşabilir. Bu çürüklerinde mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Süt dişleri iltihaplanmış ise önce kanal tedavisi denenmeli, mümkün olmazsa diş çekilmelidir. Süt dişleri zamanından önce çekilirse, alttan gelen daimi dişe yer kalmaz ve yer darlığı oluşur. Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler tedavi edilmeli, “nasıl olsa yerine yenileri gelecek” yanılgısına düşülmemelidir.

Çocuğunuzun ilk diş hekimi ziyareti kaç yaşındayken yapılmalı?

Çocuğunuz dişlerindeki ve çene yüz gelişimindeki sorunların önlenebilmesi ve erken tespiti için ilk dişlerin çıkmaya başlamasıyla diş hekimi kontrolü altında olmalıdır. Çocuğunuzun dişlerinde çürük oluşmadan önce diş hekimiyle tanışması birçok avantajı beraberinde getirir.

Amerikan Pediatrik Diş Hekimleri Birliği ilk süt dişinin sürmesi ile birlikte en geç 1 yaşından itibaren bir diş hekimi muayenesinin gerekli olduğunu belirtmektedir.

Hangi macun ne zaman kullanılmalı ?

3 yaşından önce flor içeren macun kullanımı bebeğin yutma riski nedeniyle önerilmemektedir. Ancak yine piyasada flor içermeyen, köpürmeyen ve tamamen sindirilebilen enzimler içeren bebekler için uygun macunlar bulunmaktadır. 3 yaşından sonra ise flor içeren çocuk macunu kullanılmaya başlanabilir. 12 yaşına kadar sadece çocuk macunu kullanılmasına özen gösterilmesi önemlidir.

Önemli olan dişlerin mekanik temizliği olduğundan macunun daha fazla kullanılması daha iyi bir temizleme yapılması anlamına gelmez. Kullanılan macunun mercimek tanesi kadar olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca macun, tükürük ile köpüreceğinden fırça üzerine konan macunun su altında ıslatılmasına gerek bulunmamaktadır.

Çocuklarda diş yaralanmaları :
Çocuklarda dişlerin zarar gördüğü kazalarda zaman kaybetmeden müdahalede bulunulmalıdır.Çocuklardaki diş yaralanmaları, bazen kalıcı dişin tamamıyla yuvasından ayrılmasına sebep olabilir.
Bu durumda çıkan diş ile birlikte acilen dişhekiminize gitmelisiniz. Bu esnada diş, bir bardak sütün içinde, eğer süt mevcut değilse, temiz bir su içinde muhafaza edilmelidir.

Bebeklerde ağız bakımı :
Bebeklerin, en azından ilk dört ay anne sütü ile beslenmeleri ağız çevresindeki yumuşak doku ve kas fonksiyonlarının normal gelişimini sağlayacaktır. Anne sütünün yetersiz olduğu durumlarda fizyolojik başlıklı (damaklı, kesik uçlu) biberon kullanımı gerekir.
Bebekler 1 yaşından itibaren bardak ve kaşıkla beslenmeye alıştırılmalıdır.
Biberonla beslenme en fazla 2 yaşına kadar devam edebilir. Parmak emme yalancı emzik kullanma gibi alışkanlıklara 2 – 2,5 yaşına kadar izin verilebilir. Eğer parmak emme alışkanlığı mevcutsa, bunun sebebi araştırılarak 3- 6 yaş arasında bu alışkanlık mutlaka giderilmelidir.
Solunum problemleri, çene gelişmesi üzerine olumsuz etki eder. Burundan değil de, sadece ağızdan soluma durumu mevcutsa (bu durum uykuda daha iyi anlaşılır) muhakkak kulak burun boğaz uzmanına danışılmalıdır.

Çocuklarda diş fırçalama ne zaman başlamalıdır?
Bebek 6-8 aylıkken, (yani ilk dişler ağızda göründüğünde) temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur.
Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 – 3 yaşında ) başlanması uygundur.

Bebeğimin dişleri sürer sürmez çürüdü. Nedeni ne olabilir?
Bebeklerde bazen dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle kırılır.
Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni de biberon çürüğü adı verilen çürüklerdir. Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir

GECE BESLENMESİNİN DİŞ SAĞLIĞINA ETKİSİ NEDİR?
Gece yatmadan önce yada uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.
Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.
Beslendikten sonra uyutmaya çalışın.
Biberondaki süte şeker, bal pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.
Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin.
İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.

Biberon çürüğünün önemli midir?
Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltahap lanır. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin huzursuzlanmasına ve beslenme düzeninin bozulmasına neden olur. İltihap alttan gelecek kalıcı dişler de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına yol açar.

Çocukların çene gelişimini bozabilecek ağız alışkanlıkları nelerdir?

– Parmak Emme

– Biberon, Emzik Emme

– Tırnak Yeme

– Cisim Isırma

– Ağızda Yemek Tutma

– Ağız Solunumu

– Diş gıcırdatma-sıkma,

Parmak Emme

Çoğu çocukta, parmak emme alışkanlığı iki ila dört yaş arasında durur. Ancak, ana dişler ağıza sürdükten sonra uygulama devam ederse, çenenin büyüme düzenini büyük ölçüde değiştirebilir ve dişlerin ciddi şekilde yanlış hizalanmasına neden olabilir. 

Büyüme ve gelişimleri hızla devam eden çocukların çeneleri, özellikle sekiz yaşın altındakilerde nispeten yumuşak ve esnektir. Bu nedenle, baş parmağın sabit üst basıncının alt ve üst ön dişlerin etrafındaki yumuşak kemiği deforme etmesi zor değildir. Güçlü bir şekilde parmak emme alışkanlığının, çocukların diş ve çenelerinin büyüme düzenini değiştirme olasılığı daha yüksektir.

Başparmak emme alışkanlığı devam ederse, üst ön dişlerin dışarı çıkmasına ve altların geriye ve içeriye hareket etmesine neden olabilir. Ayrıca, üst çenenin öne doğru itilmesine neden olurken, alt çenenin büyümesini engelleyebilir. Bu, dişlerin yanlış hizalanmasına, ön bölgede açık ısırmaya (ön dişlerin birbirine kapanmadığı durum), üst çenenin çökmesine ve çapraz kapanışlara neden olabilir. Bu nedenle, hasar meydana gelmeden önce davranışı uygun bir zamanda durdurmak önemlidir.

Ağız Solunumu

Solunum problemleri, çene gelişmesi üzerine olumsuz etki eder. Burundan değil de, sadece ağızdan soluma durumu mevcutsa (bu durum uykuda daha iyi anlaşılır) mutlaka kulak burun boğaz uzmanına danışılmalıdır.

Ağızdan solunum şu sebeplerden kaynaklanabilir:

  • Uzun dar bir yüz
  • Dar bir ağız
  • Yüksek damak
  • Çarpık dişler (üst veya alt)

Ağızdan solunumun diğer belirtileri

  • Şişmiş bademcikler
  • Sabahları kuru ağız
  • Uykuda ağız açık solumak
  • Horlama

Pedodontide Koruyucu Yaklaşımlar Nelerdir?

– Ağız hijyen eğitimi,

– Ebeveynlerin bilgilendirilmesi ve eğitimi,

– Sağlıklı beslenme ile ilgili bilgilendirme,

– Flor uygulamaları,

– Fissür örtücü uygulamaları,

– Koruyucu ve durdurucu ortodontik tedaviler,

– Diş gıcırdatmaları ve diş sıkmalarının (bruksizm) önlenmesinde kullanılan gece plaklarının uygulanması,

– Spor karşılaşmaları sırasında kullanılan diş koruyucularının uygulanması.

Flor nedir?

Flor; havada, suda ve kayalarda bulunan eser bir elementtir. Dişler üzerinde çürükten koruyucu, dişin çürüğe direncini arttırıcı etkisi bulunmakta bu nedenle de diş macunlarının içine az miktarda konulmaktadır.

Florun miktarının ve çürük önleyici etkisinin daha yüksek olduğu profesyonel uygulamalar ise diş hekiminiz tarafından muayenehane ortamında flor cilası ya da flor jeli şeklinde 3-6-12 ay aralıklarla uygulanmaktadır.

Yer Tutucu nedir?

Süt dişleri erken kaybedildiğinde komşu dişler çekim boşluğuna doğru kayarlar.

Çekim boşluğunun daralması sonucunda ileride bu bölgede çıkacak olan daimi diş gömülü kalır ya da dişlerde çapraşıklık oluşur.

Bu çapraşıklıkların engellenmesi için erken kaybedilen süt dişinin yerinin alttan gelecek daimi diş için korunması gerekmektedir. Bu amaçla hareketli ve sabit tipleri olan ve yer tutucu olarak adlandırılan apareyler kullanılır.

Çocuğunuzun ön dişi kırılırsa ne yapmalısınız?

Ön dişlerin kırıldığı durumlarda çocuğun genel sağlıyla ilgili ciddi bir problem bulunmuyorsa acil bir şekilde diş hekimine başvurmalısınız.

Eğer kırık diş parçasını bulabilirseniz diş hekimine götürün, kırık parçanın uygun olduğu durumlarda hekiminiz bu parçayı dişe geri yapıştırabilir.

Ön diş yerinden çıkmışsa ne yapmalısınız?

Yerinden çıkan dişi köküne dokunmadan tutun ve temiz akan su altında yıkayın. Ancak yıkarken kesinlikle fırçalama, sabunlama gibi kökteki canlı dokulara hasar verecek bir işlem yapmayın. Eğer yerine yerleştirebiliyorsanız dişi çıktığı yere yerleştirmeye çalışın.

Yapamıyorsanız dişi süt içine koyup acilen diş hekiminize başvurunuz. Yerinden çıkan dişlerin tekrar yerleştirilmesinde süre çok önemli olduğundan olabildiğince çabuk diş hekimine başvurmak tedavinin başarısını arttırmaktadır.

Çocuğunuzda diş hekimi korkusu oluşmasını engellemek

 Çocukları diş çektirmek, iğne yaptırmak, diş hekimine gitmekle korkutmak daha sonra aşılması zor korkuların ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle çocuğunuzun yanında kendi olumsuz deneyimlerinizden bahsetmeyiniz ve asla çocuğunuzu bu yolla korkutmayınız.

Çocuğunuzu diş hekimine götürmeye karar verdiğinizde ona bu bilgiyi 1-2 gün önceden söylemelisiniz. 1 hafta gibi daha uzun süre öncesinden söylemek çocuğunuzun endişelerinin artacağı uzun bir zamana sahip olmasına neden olacağından önerilmez. Çocuğunuzun kendisine diş hekiminde ne yapılacağına dair sorularına ise olabildiğince basit, genel cevaplar vermeniz ideal olacaktır.

Çocukta kaygı ve korku oluşturmadan, sevgi ve güveni kazanıldıktan sonra diş tedavilerinin yapılması çok önemlidir. Bu sebeple hekimle çocuğun ilk karşılaşması büyük önem taşır. İlk karşılaşmada çocuğun hekimi ve ortamı sevmesi amaçlanır. Hekim kendini, ortamı ve kullanacağı cihaz ve aletleri çocuğa tanıtarak kafasında kuracağı korkuları engeller. Ardından çocuğa neden diş tedavisi görmesi gerektiğini ve neler yapılacağını yaşına uygun olarak onun anlayabileceği bir dille, oyun havası verilerek anlatılır. Daha sonra çocuğunuzun ağzında basit bir tedavi gerektiren dişin tedavisine başlanır. Daha kolay tedavilerden zor olanlara doğru gidilerek çocuğun zamanla bu tedavilere alışması sağlanır. Çocuk; canının acımadığını ve diş tedavisi yapılırken eğlendiğini gördükçe diş hekimi korkusu tamamen ortadan kalkar.

Süt dişleri çürüdüğünde ne yapılmalıdır?

Çürük dokular çok fazla miktarda mikroorganizma içerdiğinden çocuğun ağzında çürük dişlerin bulunması sürekli enfeksiyona açık bir ortam oluşmasına neden olur. Çürüğün tedavi edilmediği durumlarda ilerlemesine bağlı olarak çocuklarda ağrı ve yemek yiyememe, ağız kokusu gibi problemler ortaya çıkar. Çürüğün daha da ilerlediği durumlarda diş apsesi, yüzde şişlik gibi ciddi enfeksiyonlar ortaya çıkabildiği gibi çocuğun genel sağlığı da olumsuz etkilenebilmektedir.

Süt dişlerinin zamanında çıkması önemli midir?

Her ne kadar süt dişlerinin 6-8 aylıkken çıkması normal sayılsa da bu zaman çocuktan çocuğa genetik etkenlere bağlı olarak değişebilmektedir. Diş çıkmasında görülen 1-2 ay gibi erken sürme ya da sürmede gecikme sorun olmazken daha uzun sürelerde görülen değişiklikler çeşitli sorunlara yol açabilmektedir.

Sedasyon uygulaması nedir?

Sedasyon, anestezi uzmanı kontrolünde uygulanan sedatif ( sakinleştirici) ilaçlarla, hastanın yutkunma, öksürme ve solunum reflekslerini koruyabildiği, derinliği ayarlanabilen uyku halidir. Sedasyon ile hastanın korku ve endişeleri, psikolojik öğürme refleksi baskılanır ve hasta işlem boyunca rahatlamış durumdadır.       Genel anesteziden farklı olarak, hasta komutlara yanıt verir. İşlem bittikten kısa bir süre sonra kendine gelir ve normal yaşamına geri döner. Ancak yapılan hiçbir işlemi hatırlamaz.

Sedasyon hangi şartlar altında, kimlere uygulanmaktadır?

Bazı çocuklarda hekimin her tür profesyonel yaklaşıma rağmen diş hekimi korkusu yenilememektedir. Bu durumlarda çocuğun diş çürüklerine zorla müdahale etmek çocukta diş hekimi korkusunun aşılamayacak boyutlara ulaşmasına neden olur. Ayrıca bu şekilde yapılan tedaviler istenilen kalitede de yapılamaz. Bunun yanı sıra tedavilerin yapılmaması da çürüklerin ilerlemesine ve çocuğun ağız ve diş sağlığının ciddi şekilde zarar görmesine neden olur.

Diş hekimi korkusunu yenemeyen çocuklarda, engelli çocukların ve yetişkinlerin tedavisinde ve hatta diş hekimi korkusunu yenemeyen ya da yüksek tansiyon gibi ciddi sistemik rahatsızlıkları olan yetişkin hastalarda sedasyon yöntemi ile hasta uyutularak diş tedavileri yapılabilmektedir.

Sedasyon yöntemi, hastaya damar yolundan verilen çeşitli ilaçlar ile ilacın dozuna bağlı olarak hastanın uyanık ancak sakinleşmiş olarak tedavisinin yapılmasına olanak sağlar. Ancak bu işlemin kesinlikle deneyimli bir diş hekimi tarafından, anestezi uzmanı ile beraber deneyimli bir ekip tarafından yapılması gerekmektedir. Yine aynı şekilde bu işlemin yapılacağı ortamda gerekli tüm ekipmanın hazır olması önemlidir.